Bir Endüstri Mühendisinin İlk Staj Deneyimleri – 1

Uzun zaman sonra yazı yazınca özlemiş hissediyorsunuz yazmayı.Onun heyacanıyla bugün Endüstri Mühendisi adayı olarak yaşadığım ilk stajım hakkında aklımda kalanlar ve sizinle paylaşmak istediklerimi aktardığım bir yazıyla karşınızda olmaya çalışıcam.Umarım güzel bir yazıyla buluşmuş oluruz burada.

Öncelikle stajımı Döktaş’ta Türkiye’nin en büyük döküm fabrikasında yaptım.Döktaş şirket olarak bir sürü sıkıntı yaşamış ve en son GÜRİŞ altında yeniden yoluna devam etmeye başlamış, son senelerde geçiş sürecini aşarak yolunda güçle ilerlemeye başlamış bir kuruluş.Kurumsal bir yapısı var desek yanlış olmaz.Genelde beyaz yaka ve mavi yaka, Bursa’nın Orhangazi’ye yakın ilçelerinden ve Yalova’dan gelen insanlar oluşuyor.Genel müdürü ise bir Alman.

İş hayatını yavaşça hissetmeye başlıyorsunuz stajda.Her gün sabah 6’da kalktığınız birbirinin benzeri, günler yaşadığınız.Benzer sorunlara benzer çözümler yaptığınız.Uzun vadede sıkıcı hale dönüşüp, sizi sıkacak bu yapıya bir stajyer olarak girmekse biraz daha heyecanlı.İlk kez fabrika ortamını deneyimleyecek benim için de öyle bir heyecanla başladı.İlk servise bindiğim gün ile birlikte etrafımdaki her şeyi incelemeye başlamıştım bile.Tabi zamanla sabahları binilen serviste uyku daha güzel bir seçenek olarak görünüyordu.Genelde de uykusunu alamayan ben için uykuyla geçti.Özellikle staj ile birlikte, günlük işleriniz bittikten sonra eve döndüğünüzde gününüzü bitirmeyip çıkıp eğlenmek istiyorsanız, çok yorulmayı göze almalısınız.Ben genelde onu tercih ettiğim için hafta sonu gelsin diye dileklerde bulunduğum anlarda oldu ama dediğim gibi 24 günlük kısa bir staj için orada olduğum için ortama heyecan duyduğum ve sürekli öğrendiğim bilgiler olduğu için, işi yinede tam olarak bilinmediği için hep heyecanlı ve istekli olarak kaldım diyebilirim staj süresince.Bir şeyler sorarak öğrenileceği için insanlar size ancak soru sorduğunuzca bir şeyler öğretebilir.Bolca soru sorduğum bu stajda her türlü soruma, müsait oldukça çalışanlardan cevap aldığım için staj benim için güzel geçti denebilir.Hadi ilk detaylar ile başlayalım;

Öncelikle üniversitede illa ki ders arası işçiler ile nasıl muhabbetler kuracağınızı aktaran bir sürü cümle okumuş yada duymuşsunuzdur.Benim çalıştığım fabrikada bunun hiç sıkıntısını yaşamadım ve kendim oldum her zamanki gibi.Gerçekten insanlar siz samimiyetle yaklaşınca, onlarda samimiyet ile size geliyorlar.Fabrikadan dertlerini ve fabrikadaki sevdikleri olayları hemen dökülüyorlar.Şansıma fabrikada epey bir stajyer olduğu için bizi kabullenmek gibi bir sıkıntıları olmadı.Çok iyi sohbet kurduğum, gün içi ziyaretlerine gittiğim operatörler oldu.

Operatörler “ne iş yapıyorlar” sorusu ile başlarsam, özellikle benim en çok bulunduğum İşleme Birimdeki operatörler CNC makinelerinin başında bekleyen, parçaları filtrelere yerleştiren daha sonra makinenin işlemini başlatıp, daha önceki parçanın kontrollerini yapan ve onları formlara yazıp ölçüleri aşanları ıskartaya gönderen kişiler.Mavi yakalı sınıfına dahil edebileceğimiz kişiler.Onlarla kurduğum iletişim, gerçekten güzeldi.Hayat tecrübelerinden, iş tecrübelerinden ve daha birçok şeyden bahsettik.Fabrika hakkında, işleyiş hakkında onların fikirlerine her zaman danışmak zorunda bir Endüstri Mühendisi ve ben bunu yapabildiğim için mutluyum.Siz de kesinlikle tecrübe etmediyseniz stajı henüz fabrikayı hissetmek için iletişime en alttan başlayın.Çünkü ne olursa olsun en yoğun iş ve en küçük çaptaki iş orada dönüyor.İlk gözlemlediğim şeylerden biri işçilerin hedef adı altındaki sayılardan hiç memnun olmadığıydı.Çok büyük ve ulaşılmaz hedef olarak görülüyordu.Onlarla hedeflerin aslında nasıl belirlenmesi gerektiği üzerine konuştuğumuzda “insanın, insani ihtiyaçlarının düşünülmeden hedefler konulduğunu” söylediler.Düşünceleri de doğruydu.Bunun hakkında mühendislerde eğitim aldı tabi ama sahada teorik her şeyi gerçeğe dökemiyorsunuz.Hedefler sipariş ile başlıyor ve herkes ona göre kendini zorlamak zorunda kalıyor ve tabi ki en zorda kalan, en alt basamaktaki işçi oluyor.

Stajyer seviyesine geri dönersek bense ilk stajdan okulun benden istedikleriyle ilerleyerek gitme kararı aldım.Gerçekten istekleri güzeldi.Benden fabrikayı, işleyişi departmanların neler yaptıklarını anlatmamı isteyen çeşitli istekleri vardı.Bizim üniversitenin istediği bilgiler gerçekten çoğu üniversitenin isteklerinden iyidi.Karşılaştırdığım Yıldız Teknik Üniversitesi, İTÜ gibi üniversitelerde okuyan öğrencilere 3 tane çizim programı öğretmiş olduğu halde üniversiteleri onların elleriyle çizim yapmasını istiyordu.Biraz çağ dışı bir istek olarak gördüğüm bu isteğin gerçekten Türkiye’nin en büyük üniversitelerinden gelmesi benim Türk eğitim sistemine yine güvenimi azalttı.

Üniversitenin benden istediği bilgileri öğrenirken ve tamamlarken sürekli başka departmanlar ile iletişime geçtim.SAP, Planlama, İK, Üretim Müdürlüğü gibi bir çok departmandan kişiler ile görüştüm.Bence bana en çok deneyim ve bilgi katan alanlarda bunlardı.Her güne neredeyse 1-2 görüşmem oldu.Bu görüşmeler hoşuma gittiği ve katkısı çok olduğu için aynı departmandan bir kaç kişiyle bile görüştüğüm oldu.

SAP birimi ile görüşmemde bir Kimya Mühendisliği bölümü çıkışlı birinin şuan SAP müdürü olduğunu öğrendim.Bir küçük ilaç firmasında işe başlamış ve onu yurt dışına SAP öğrenmeye yollamışlardı sonra yaşadığı şehirden vazgeçip Bursa’ya gelmek istediğinde, SAP bildiğini öğrendiklerinde direk onu firmaya almışlar ve yıllardır bu bölümde işleri yürütmüş.SAP’nin ne denli bir büyük geliri olduğunu, SAP programının modüllerinin fiyatlandırma açısından şirketlere çok fazla zorluk çıkarabileceği için her modülünü almak yerine kesin alınması gereken modüllerinin alındığı devamının başka çeşitli ERP programları ile sağlandığı gibi çeşitli bilgileri benimle paylaştı.Tüm bunları bilen araştıran ve uygulayan kişi bir Kimya Mühendisiydi.Gerçekten disiplin, okul veya başka bir şey önemli olan değil.Önemli olan kişisel olarak neleri öğrendiniz, neleri tecrübe ettiniz yada bazen şans sizi nereye götürdü.Çünkü gerçekten başladığınız çizgide kalamayacağınız çok hızlı değişen bir dünya var ve bu dünyada ancak sürekli öğrenerek, gelişerek yerinde saymayarak hayatta kalabilir, ilerleyebilirsiniz.

Birinci yazıda daha çok işin en küçüğüne inerek başladım.İşçilerin prosesi diğerlerine göre biraz daha kolay olanı.İkinci yazıda daha fazla karmaşıklık, daha fazla tecrübe ve güzel deneyimleri aktardığım bir yazı ile yine karşınızda olurum umarım.İkinci yazıda, planlama departmanı, üretim alanındaki mühendisler, fabrikada çalışan endüstri mühendisleri ve küçük küçük bir çok algoritmadan oluşan bu büyük algoritmanın sistemini inceleyeceğiz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s