Konfor Alanı Modası

Bugün son zamanların modası, “konfor alanı” terimini yazacağım.Araştırmalarım sonucunda yurt içi kadar, yurt dışında da bu dönem epey popüler bir terim olduğunu gözlemledim.Onlar sihirsel şeylerin konfor alanı dışarısında gerçekleşeceğine inanıyorlar.Popüler olmasına da şaşmamalı eğer bir başarı istiyorsanız kesinlikle bu terimden kaçmalısınız. Bakalım okudukça siz de popüler oluşuna hak verecek misiniz?

“Hiç yenilmemiş olanlar, hiç denememiş olanlardır. Yenilmemişlerdir ama kazanmamışlardır da.”Konfor alanını anlatırken bu sözle başlamak epey akıllıca duruyor.Konfor alanı tam olarak aslında bu.Mevcut düzenin verdiği risksizlik, sakinlik ve devam eden bir sistemin verdiği rahatlık.Bu sistemde kazanıyor görünsek dahi, aslında ne tam olarak kazanıyoruz, ne tam olarak kaybediyoruz ama bizim yetenekelirimiz, değişimler karşısında gösterdiğimiz kıvraklıklarımız ölmeye yüz tutuyor.

Nedir bu konfor alanı efsanesi?

Kişinin kendini güvende hissettiği alan olarak kısaca tanımlanabilecek konfor alanı, başarılı ve mutlu olmak için oldukça önemli! Daha doğrusu; insanın kendi kendine çizdiği bu aşılmaz sınırları geçmek, istenilen hayata ulaşmak adına mutlak koşuldur, demeliyim. 

Neresi bu konfor alanının dışı?

Konforlu alanının bir tık dışı gelişme alanıdır. İşte bireyleri ve kurumları geliştiren ve olması gereken bölge burasıdır. İki tık dışı ise panik alanıdır. Bu kısım aynı zamanda korku, huzursuzluk, çaresizlik, umutsuzluk, saldırganlık gibi hallerin bulunduğu bölgedir gelişme alanı konforun bozulduğu değişimin başladığı alandır. Bu alanda eskiye dair bir takım oluşumlar yıkılır.

Yapmaktan korktuğunuz şeyleri ve korkunuzu yendiğinizde neler olacağını düşünün. Bunun için öncelikle kendinizi nerede güvende hissettiğinizi sorgulamalı, sınırlarınızın tek tek farkına varmalısınız. Mesela; mutsuz olduğunuz ama iyi para kazanmanızı sağlayan işinizi bir türlü bırakamıyorsunuz. O zaman konfor alanınızın işiniz olduğunu anlamalısınız. Sonrasında da sınırlarınızın dışına çıktığınızda; neler olabileceğini düşünmeli, hem kazanacaklarınızı hem de kaybedebileceklerinizi bir bir yazmalısınız. Böylelikle konfor alanınızın dışında neler olduğunu görecek, korkularınızın üzerine gitmek için daha iyi motive olabileceksiniz.

Rahatsızlık hissinin verdiği Rahatlık!

Daha önce yaşadığınız bir his mi bilmiyorum ama konfor alanınızın dışına çıktığınızda kendinizi gerçekten harika hissedersiniz. O alıştığınız, o güvendiğiniz rahat alanın dışına çıktığınızda kendinizi istediğiniz her şeyi yapabilecek kadar güçlü hisseder, ilk baştaki rahatsızlık hissinin rahatlığa dönüştüğünü gördükçe olaydan daha da çok keyif alırsınız. Diyelim ki; insanlarla tanışıp kaynaşmakta zorluk çekiyorsunuz. Yeni tanıştığınız birinin karşısında ne diyeceğinizi bilemiyor, konuşmanın devamını nasıl getireceğiniz konusunda sıkıntı yaşıyorsunuz. Bunu yenmek için yapmanız gereken şey her gün daha çok insanla iletişim kurmaktır. İlk başta canınızı sıksa da zamanla kendinizi rahatlamış hissedecek, rahatsızlığın tam tersi yönde değiştiğine şahit olacaksınız.

Yenilgi, yenilgi büyümek!

Konfor alanınızın dışına çıkmaktan çekiniyorsunuz çünkü yenilgilerden, başarısız olmaktan korkuyorsunuz. Oysaki yapmanız gereken şey, her yenilginin sizi başarıya biraz daha yaklaştıracağını bilmek ve adımlarınızı bu gerçeğe göre atmaktır. Sonuçta; her yenilgi o yolda biraz daha tecrübe kazanmak, karşınıza çıkabilecek başarısızlık ihtimallerini biraz daha azaltmaktır. Anlayacağınız; yenilgileri tecrübe olarak görmeye başlamalı, onların sizi olumlu yönde geliştireceğine inanmalısınız.

Bahane üretiminde kendinize dürüstlük borçlusunuz.

“Şimdi zamanı değil, biraz daha beklemem lazım, ya hedefe ulaşamazsam, bunun için hiç vaktim yok, kendimi riske atamam…” Evet, konfor alanının dışına çıkmamak için üretilen bahaneler konusunda dikkatli olmalısınız. Çünkü pek çok kişi konfor alanının dışına çıkmak istediğini söyler ama bunu yapmamak için bahane üretmekten de geri kalmaz. Eğer sınırlarınızın dışına çıkmamak için birtakım nedenler öne sürüyorsanız, bunların bahane mi yoksa gerçek gerekçe mi olduğu konusunda kendinize dürüst davranmalısınız.

Bazen hayatı da kendimizi de fazla önemsiyoruz.

Düşüncesi bile size endişe veren şeyleri yapmayı gerçekten istiyor musunuz? Korkularınızın üzerine giderek yere çok daha sağlam basmayı, Olmak istediğiniz insan ile olduğunuz araksında ki farkı minumuma indirmek istiyor musunuz? Peki, bunu neden yapamıyorsunuz?

Çünkü başarısız olmaktan korkuyorsunuz! İnsanların sizi eleştirip yargılamasından çekiniyor, “eşin dostun ağzına sakız olacağım” diye kalıplaşmış hayatınızın dışına çıkamıyorsunuz. Oysaki yapmanız gereken şey hayatı birazcık tiye almak! Diğer bir deyişle; kendinizi de yaşamı da fazla ciddiye almamalısınız. Başarısız olsanız bile bu durumla eğlenmeyi bilmeliyenilgilerle dalga geçmenin vereceği keyfi kesinlikle yaşamalısınız.

Hadi kalkalım ve şuan bir şey yapalım!

Konfor alanından çıkmak her zaman, konfor alanı dışında da kalmak değildir.An an, oturduğunuz yerden kalkıp bir iş başarmak dahi konfor alanından çıkmaktır.Boş geçen anınız yerine küçük gelişim yada değişimle doldurduğunuz anlar size büyük gelişimler sağlayacak.

Bu yazıyı buraya kadar okuyan bir kişi konfor alanından çıkmış ve tembelliğiyle savaşıp kazanmış bir insandır.Hadi şimdi daha büyük bir savaş açalım ve konfor alanımız bizi özlesin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s